Bir ızdırap var çaresiz bu gönül yaşamakla ölüm arasında
Bir yaprağın düşüşnde ben vardım yeşilenip kurumasında
Mutluluk cesaretmi istiyordu yoksa ben kaçmayımı seçtim
Ben bu uçurumu biliyorum yaşadım ben bu yoldan geçtim
Ruhumda derin bir yara, ruhum kanıyor gözlerimden toprağa
Sonra bir çiçek açıyor bir umut doğuyor ilaç oluyor yaralarıma
Söylesene sarı papatya yıldızlı gecelerde sarılacakmıyım ona
Tuttuğum dileklerde o var gözyaşımda bir papatya kokusunda
Şafak vakti gözlerim ıslak iki damla göz yaşıyla yıkanıyor bedeni
Bekliyerek geçti yıllarım bir papatya kokusuna feda etim kendimi
Yaşamakla ölüm arasında şu gönlüm tutunacak bir dal arıyorum
Yaklaşınca yanıyorum uzaklaşınca üşüyorum onu çok seviyorum