Bir zamanlar dünya tek bir ülke gibi bir kişi tarafından yönetilirmiş. Adı bize göre şeytan halk ağzında ise kötülük kralıymis. İnsanlar bu kralın yönetiminde çok mutsuzmuş. Cunku şeytan herkese adaletsiz davranir onlara kötülükler yaparmış. Bir gün Melek yani halk arasında iyi kurtarıcı çıka gelmiş. Şeytanın yaptıklarını görüp çook üzülmüş. Şeytani durdurmaya karar vermiş. Gizli planlar yapıp şeytan ı krallıktan indirmiş ve büyülü bir hapise atmış. Burada tüm güçleri etkisiz hale geliyormuş. Melek insanlara iyilik eder onları severmiş. Fakat yalnızca iyilik artık sıkıyormuş. Buna karşı çıkmak için bir kız çıkmış. Adı çiçekmiş. Meleğe bunun olmadığını nasıl yemekte yalnızca tatlı olmaması gibi acının yani şeytanın da olması gerektiğini söylemiş. Melek buna çok üzülmüş çünkü o bu şekilde çok mutlu olduklarını sanıyormuş. Melek şeytanın yanına ilerlemiş. Kapıyı açar açmaz şeytan ona saldırmış. Melek şeytanı durdurmak için saldırmak zorunda kalmış. İkisi de birbirine elinden çıkan tehlikeli şeyleri fırlatıyor muş. Bir anda ikisi de birbirine o kafes büyüsünü atmış ve ikisi de hapis olmuş. Bunu bir kaç saat sonra çiçek görmüş. Ve kafeslerin etrafından çıkan tozlardan bir kaçını eline almış. Tozlar yok olmuş ve çiçek güçlenmiş. Artık dünyayı iyi ve kötüyle o yönetiyormuş. Melek ile şeytanın kafesine kafesin içinde bir dünya olması için bir büyü yapmış. O günden beri gizliden gizliye iyiliği ve kötülüğü o tozlardan ruhlar yapan ve onları bedenler sokan çiçek sürdürmüş. Melek ve şeytan dışarıya bir toz atarmış. O tozlar iyi ve kötüymüş. Bu tozları karıştırıp ruh yapar. İnsanları dengeli bir süreçte yaşatırmış. Fakat son zamanlarda formülü kaybetmiş ve yeni karışım da bazen fazla kötülük koyarmış. Son zamanlarda araya şeytandan çıkan hastalık ve fazla ölüm tozuda araya karışırmış. Çiçek bunu düzeltmek için çok uğraşırmış. Fakat bu artık dünyadaki lerin elindeymiş.