Bunu okumadan önce 1 i okuyun
Melek:
-İpek bak biz annene bir şey söyleyemesekde ona güçlerimizle çok yardım ederiz lütfen bizimle gel.
İpek gelmeyeceğini söyleyip oradan uzaklaşmış. Fakat konseyin kararını uygulamak zorunlu olduğu için Melek bunu yapmak zorundaymış. Ruhlar aleminde ki 3 arkadaşıyla iletişime geçmiş.
Melek:
- Arkadaşlar konsey kararına karşı çıkan bir dünyalı var. Gelebilir misiniz?
Arkadaşları anında dünyaya gelmiş. Adları Efre, (yani bize göre Efe) Merte ( yani Mert) ve Fatmara ( yani Fatma) ymış. Hızla İpek in önüne ışınlanmışlar. Melek in zihnini okudukları için ne yapmaları gerektiğini biliyormuşlar. (Bu arada bunlar çocukken öldükleri için 12 ile 15 arası yaşdalar) İpek korkuyla çığlık atmış. Bir anda önüne çıkan şeffaf renginde insanlar. Kaçmaya çalışmış fakat hareket edememiş. Fatmara ona bunu uygulamış çünkü. İpek bağırmaya başlamış.
İpek:
İmdat! Yardım edin! İmdaat!
Efre:
-Bizi senden başka kimse göremez ve duyamaz. Şimdi görevini yapman gerek. Bedeninden ruhunu alacağız.
İpek:
-Yani ölecek miyim?! Asla olmaz. Bırakında gideyim. Benden başka kimse mi yok kraliçe olacak?.
Fatmara sırıtarak
Fatmara:
- Sen olmasaydın kraliçe olacak diğer kişi de bunu söyleyecekti.
İpek konuyu dağıtmaya uğraşmış. Fakat onların zihnini okuyabildiğini bilmiyormuş.
İpek:
- Sizin yaşarken adınız bunlar mıydı? Ben hiç duymadım böyle isimler. Bir tek Melek i biliyorum.
Herkez amacını anlamış ama zihin okuma özellikleri olduğunu bilmesine şimdilik gerek yok diye söylememişler.
Melek:
- Burada isimler genellikle değiştirilir. Fakat benim ismimin değişmesine gerek yok diye düşündüler.
İpek:
-Kim düşündü?
Melek:
-Konsey.
İpek:
-Ne konseyi??? Kim yönetiyor bu konseyi? Neden onların dediğini yapmak zorundasınız? Onların yok etme gücü varsa sizin de olmalı? Varsa neden kullanmıyorsunuz?
Merte bunları bilmemesi gerektiğini zihinsel yoldan diğerlerine söylemiş ve
Merte:
-Ne fazla soru sordun!. Hadi geç kalacağız. Ruhunu çıkartalım.
Herkez ellerini İpek in üstüne tutup havaya kaldırmış. İpek in gözleri ceviz kadar açılmış. Sonra canı yandığı için bağırmaya başlamış. İnsanlar Onu görüp bir şey yapmaya çalışmış. Ama hiç bir şey yapamıyorlarmış. Aradan annesi çıkmış.
Annesi:
-Kızım ne oluyor? İyi misin? Allah'ım yardım et!
Annesi ağlamaya başlamış. İpek in ruhu dışarı çıkmaya başlamış. Ruhu çıktıkça acısı azalıyormuş. İpek annesini görmüş. Gözleri dolmuş. Ardından İpek tamamen bedeninden ayrılmış. Ardından dünya ya benzeyen ama herkesin ruh olduğu bir yere ışınlanmış.
Devamı 3. Bölümde