Bu da Yahya nın havale geçirdiği günde yaşadığım bir duygu. Daha doğrusu ondan sonra ki günde. Akşam eve Büşra teyzem ve oğlu Enes ile geldik. Teyzem onu ayağında sallayarak uyutmaya çalışıyordu. Ve tam televizyonun önündeki koltukta. Yani annemin Elifnaz koş diye bağırdığı Yahya nın nefesinin kesildiği koltukta. Baktıkça ağlıyordum ama ağladığımı saklamaya çalışıyordum. Yahya yı düşünüp ya bir şey olduysa diye korkup titriyordum. Evet o gece annemlerin odasında uyudum. Sabah kalktığımda inşallah bu bir kabustur diye bir kaç dk dua ettim. Sonra düşünmeye başladım. Zaten bazı günler yatak odasına uyuyordum. Annemlerde oturma odasına yer yatağında çünkü yatak odası yazın çok sıcak oluyor. Ben bundan rahatsız olmayıp 2 kişilik yatakta uyuyordum. Her neyse işte öyledir diye düşündüm. Sonra babama bu kabusu anlatırım. Aynen böyle içten içe konuşuyordum. Koşarak oturma odasına gittim. Ama beklediğim yani görmek istediğim annem, babam ve Yahya yoktu. Büşra teyzem telefona bakıyor Enes de bir kaç arabayı dökmüş bir yandan oyun oynayıp bir yandan çizgi film izliyordu. O an yıkıldım. Hayatımda yaşadığım en büyük hayal kırıklığını o zaman yaşadım. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Ne fazlasını ne de azını kimse acı çekmesin.