6. Bölüm
Bilge Satir
Çok çabuk kavrıyorsun Almina. Aferin. Normalde sana bunu ben söylemeyecektim. Ama artık iş işten geçti. Doğruyu sana söyleyebilirim. Sen... Sen... Sen... Sen bir... Ejderhasın." der Bilge Satir.
"Ne!!!" dedi kizlar aynı anda.
"Tabii kii tam bir ejderha değilsin. Sen bir yarı ejderhasın yani hala insan ruhunu içinde taşıyorsun." dedi Bilge Satir. "Şimdi senin büyücü asana gelelim Masal. Dediğim gibi zaten bu bir büyücü asası ama bu tabii kii de normal bir asa değil. Nedenini sormadan ônce ben açıklayayım." diye ekledi Bilge Satir. Masal'ın yüz ifadesini görünce. "Bûyücüler 3 gruba ayrılırlar. 1. Grup doğa büyücüleridir. Dört element (su, toprak, hava ve ateş) ile büyü yapabilirler sadece. 2. Grup normal büyücüler neredeyse her büyüyû yapabilirler. 3. Ve son grup kara büyûcüler fanilerin tabiriyle cadılar. Kara büyücüler normal büyücülerin yapamadığı bir çok büyüyü yapabilirler. Şimdi konumuza gelelim. Bu asa ise cüceler tarafından yapıldı. Doğa büyücüleri ile normal büyücüler her zaman dost içinde yaşamışlardır. Ama her zaman bu iki grup büyucü kara büyûcüler ile düşmanlardı. Bir gün 3 tane cüce büyûcü bir araya geldi biri doğa büyûcüsüydü. Biri normal bûyûcü. Ve sonuncusuda kara büyûcüydû. Kara büyûcü iki dost büyûcüyû bu asanın yanında öldürmüştü. Ve o iki büyûcü ruhları ile bu asayı yeniden yarattîlar. Ve böylece čok güçlü olup kara bûyücüyü öldûrdüler ve kendi ruhları ile baraber bu asaya hapsettiler. O zamandan bu yana bu asa hala korunmakta. Çünkü günümüzdeki bazı efsanelere göre kara büyûcünün güçleri asaya hapsolmasına rağmen gitmemiş ve her an ruhu oradan kaçabilirmiş. Ve tabi kii bu üç grup büyücü tüm gûçlerini bu asaya yûklediği içinde çok sıkı bir şekilde korunuyor. Bu evrenin en güçlü asası. Bundan sadece bir tane var. Ve sadece en güčlü büyücü bu asayı kullanabilir." diye cümlesini tamamladı Bilge Satir.
"Y-ya-yani ben çok güçlü bir büyücümüyûm." dedi Masal.
"Oh, evet. Bu arada söylemeyi unuttuğum bir şey var. Bu asanın adı Ruhlar Asası. Ve herkes bu asayı arıyor." dedi Bilge Satir. 10-15 dakika boyunca konuşmadan oturdular. Herkes şaşkınlığını üstünden atmaya çalışıyordu. En sonunda sessizliği Almina bozdu.
"Peki. Bizim şimdiki yolumuz nereye?" diye sordu.
"Anka Vadisi'ne, orada Anka Köyü var. Orada dinlenebilirsiniz. Yaklaşık 1 haftada varırsıniz atla. Sizin gibi konuklar zor bulunur. Size başka verebilecek hediyemiz olmadığından dolayı size istediğiniz atı alma şansı veriyorum." dedi Bilge Satir.
"Teşekkürler Efendim." dediler iki kiz aynı anda.
Bugünlük bu kadar. Düşüncelerinizi ya da eklemimi istediğiniz bir şey varsa yorumlara yazar mısınız? Lütfen!!! Şimdiden tesekkürler...