38 gösterim
Gerçek Hikayeler kategorisinde (250 puan) tarafından
https://rontfar.blogspot.com/2019/08/cennet-kokulum-iki-kisi-ya-da-iki-es.html?m=1

CENNET KOKULUM

İki kişi ya da iki eş arasına Allah sevgisi girerse yer gök bir araya gelse o muhabbete kin , öfke girmez . O muhabbetullah olur . Muhabbette Allah sevgisi olmazsa şeytanda girer araya . Başlar en şiddeli olan kavgalar , en felaket olaylar . Ben bunu hastalarımdan daha iyi kavrıyorum .

Geçen nöbetlerimden birinde ağlaya ağlaya bir eliyle diğer elini tutarak orta yaşlarda bir bayan geldi . Hemde polis eşliğinde .Polisin kucağında da 2 yaşlarda bir kız çocuğu vardı . Ben ilk gördüğümde polisin eşi olduğunu tahmin ettim .

Sol elbileği incinmişti anlaşılan filmini çektim . Ben merakla " kaza mı geçirdiniz ? " dedim .

İçli içli ağlaması daha da kuvvetlendi

" Eşim sabaha kadar eve gelmedi . Sabah eve geldiğinde neredesin sen diye öfkeyle sorunca benim elimi sinirinden sertçe büktü bir de tokat attı " dedi akan gözyaşlarını sağlam eliyle silerek .

Sonrada ben polisin eşi değilde koruması ve adli vaka olduğunu anladım . Polisin kucağındaki küçük kız da filmi çekildikten sonra gören annesinin kucağına atılmaya kalkıştı minik kollarını kaldırarak .

Röntgende hayat film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu . Gerçekleri görünce ben şaşkınlıklarımı hayranlıklarımı gizleyemiyordum kendimden . 

Kocasından şiddet gören kadının arkasından sedyede yatan 80 yaşlarda bir dede girdi içeriye . Burnu sedyedeki oksijen tüpünden gelen hortuma bağlıydı . Dedemin körük gibi çalışan ciğerlerinden gelen hırıltı sesi akciğer filmi çekilmesi gerektiğinin habercisiydi . Yanında sedyeyi getiren hizmetli arkadaş , dedenin oğlu ve dedenin kambur eşi ninem vardı .

Ömrüm olursa geleceğime bakar gibi baktım manzaraya .

Dedemin filmini ayakta çekmem gerekiyordu . 

"Dede ! ayağa kalkabilirmisin " dedim gür bir ses tonuyla 

"Kalkarım dedem kalkarım " dedi ciğerinden gelen hırıltı sesiyle

Dedem ağır ağır sedyeden kalkarken nenem elindeki yeni simsiyah boyanmış , topuk kısımları basılmış , kabadayı ayakkabısı misali eski ayakkabıyı dedemin ayak uçlarına koydu . Bende işin gırgırına alarak "Dede ayakkkabını yeni mi boyattın ? " dedim .

Oğluda o gönlüme dokunan , vücudumun tüylerini diken diken eden cevabını verdi

" Anacığım boyamış sabah " dedi .

Çakmak çakmak olmuş gözlerim nineye çevrildi . Ninem utancından kambur haliyle kaldıramadığı başını iyice eğdi .

Dedem yavaş yavaş ayakkabılarını giydi . Akciğer çekilmesi gereken panele yanaştırdım ağır ağır . Sedyeyi getiren arkadaşta samimiyet kurmuş olmalı dedemle 

" Neneme sarılır gibi sarıl panele " dedi .

Dedem de " sarılırın tabi benim cennet kokulum o " dedi sevgi seliyle .

Ben bu manzara karşısında gülsem mi ağlasam mı bilemezken kambur nenem başını kaldırdı dedeme olan sevgisinden alnındaki çizgiler daha da derinleşti 

" Adına kurban olduğum ! Çocuğun dediklerini güzel yapta eyi çıksın filmin " dedi en fedakar , en samimi ses tonuyla . 

Dedemin adı neydi biliyor musunuz ?

Peygamber efendimizin babasının ismi Abdullah 'tı .

Anam babam sana feda olsun dediğimiz gül peygamberimizin babasının ismiydi .

Hayat zıtlıklardan ibaret işte kimisi kocasında dayak yiyerek geliyor .Kimisi de iki eş arasındaki Allah için sevgiyle geliyor .

1 yorum

0 oy
(3.6k puan) tarafından
Keşke sizin şahitlik ettiğiniz olaylara ben de şahitlik edebilseydim.Hayattan güzel dersler çıkarmışsınız.Okurken çok etkilendim.Çok güzel bir hikâye.Gerçi hikâye deyip geçmekten utanıyorum ama neyse.

690 Hikayeler

730 Yorum

452 kullanıcı

...