Hayatımız roman ise,
Oyuncağımız kum saatidir...
Kum Saati
Bu anneannemden kalma bir kum saati.
Söylediklerine göre onu döndüren sonsuz döngüye dönermiş. Tabi ben buna inanmiyorum (saçma).
Kum saati cam bir kutunun içinde evde.
Ben Cem 30 yaşında bir iş adamıyım, yalnızım.
Ertesi gün önenli bir yoplantı vardı önemli bir işti bu işi kaçırmamam lazımdı yoksa hayatım boyunca yaptığım bütün çabalar giderdi.
Saat 10:00 hömleğim ve kravatım evden çıktım...
1 saat sonra..
Eve sinirli bir şekilde döndüm, bu işi kaçırdım!
Moralim bozuktu, yaptığım bütün çabalar boşaydı!
Bi an gözüm kum saatine yöneldi cam kutuyu kırdım ve kum saatini çevirdim, bi süre bekledim fakat bişey olmadı.
-hıh aptal bir kum saati ne bekliyordumki!
Saat 12 arkadaşlarla buluştuk vakit geçirip eğleniyoruz bu gün 25 haziran bizim arkadaşın doğum günü, vakit çabuk geçti.
Ertesi güb kalktım ve direk telefona baktım bu günün tarihi 25 haziran diyordu "telefon bozuk herhalde" diye iç seslendim.
Bu gün izinliydim mesaj geldi;
-cem bu gün arkadaşın doğum günü için nereye gideceğiz?
İlk önce ne oldupunu anlamadım
-?
Bunların bir şaka olaxağını düşündüm.
"bilmiyorum" deyip geçtim.
İzinli günümü güzel geçirmek istedim, ev için biraz alışverişe çıktım tam o sıra telefonuma bi email geldi;
-Bu günkü toplantıya geç kaldınız!
Bu bir şakamı? Benle dalgamı geçiyorlar?
Hemen eve gittim, ve gözüm direk kum saatine baktı kum saati tekrardan başlamıştı fakat onun bitmesi gerekiyor?
Aklıma ni an anneannemin söulediği şu söz geldi;
"onu döndüren sonsuz döngüye döner"
-kafayı yicem! Ne yapabilirim, ne yapabilirrimm!!
Hemen ilk uçakla anneannemin evine gidecekyim ilk uçak saat 11:30' daydı hemen bilet aldım gece hemen hazırlanıp İstanbul'a gidecektim. Zaman geldi hava alanında uçağı bekledim. Geldiğinde hemen binip gittim uçakta uykuya daldım gözlerimi açtığımda evde odamdaydım telefona baktığımda 25 haziran yazıyordu anladımki saat 12' de herşey başa sarılıyor ve telefonuma mesaj geliuor;
-Cem bu gün arkadaşın doğum günü için nereye gideceğiz?
Kafayı yemiştim kum saatini ter çevitiyordum fakat hiçbirşey değişmiyor kırmaya çalışıyorum kırılmıyor.
Peki zamanı durdursam? Kum saatini yan koymaya çalışıyorum ama olmuyor yapabilrceğim bişey yoktu ağlıyordum.
Anneannrmi aramaya karar verdim dün ariyacakyım ama aramak yerinr gitmeye karar verdim ama mantıksızmış.
Aradım ve herşeyi anlatdım.
Ve gülerek bana dediki
-sen sonsuz döngüye falan girmedin! Sen sadece öldün!
Dedi...
Ama ben ölüysem senle nasıl konuşuyorum oouuff!
Sadece kafam çok karışık.
Ben öldüysem öldüğüm günü tekrar tekrar izliyorum olmalı.
Ama eper öldüğüm günü izliyorsam öldüğüm dakika nerede?
Bu gün ne zaman öldüğümü bulmak için çok odaklandım saat gece 12 ye kadar boş boş vakit geçirdim fakat öldüğüm dakikayı bulamadım ve saat 12 olunca kalbim acımaya başladı ve gözlerim kapandı ve sabah 25 haziranda tekrar uyandım sanırım ne zaman öldüğümü buldum gece saat 12. Hemen hastaneye gittim ve doktara ne olduğunu anlattım doktor ilk önce inanmadı ama sonra bana kalbinde ani bir patlama olmuş olabilir dedi. Ve önceden tedavi görmek için hastanede bekliyordum işlemler falan yapıyorlar ve bana iyileşeceğimi söylüyorlardı saat 12 gözlerim kapandı. Gözlerimi açtığımda odamda diğildim hastanede yatıyordum ve hemen;
-Bu gün ayın kaçı?!
26'sı dedi çok sevinmiştim, kahkaha attım doktora dün olanları anlattım doktor ise bana dün gece komaya girdiğimi söyledi ve şu an komadan yeni uyandığımı.
Anneme anneannemin verdiği kum saati nerede diye sordum.
Annem anneannen sana hiç bir zaman kum saati vermedi ayrıca o çok önceden öldü. Niyeki?
Bunların hepsi birer hayal,rüya ne desem.
Doktor;
-Bunların hepsini komadamı yaşadın.
+Evet
Yaşadıklarımızı bir kum saatine sığdırsak,
Hızından mevsimler göz yaşı döker...
Bu tarz sözler yada şiirler için;
İnstagram: siir_alani_
Okuduğunuz için teşekkürler