Bütün günkü işten sonra apartmanına geliyorsun ve içeri girip dinlenmek istiyorsun. Anahtarla kapıyı açmak üzereyken, aslında kapının açık olduğunu farkediyorsun. Kapı kolunu çevirerek, içeri adım attığında bir şeylerin ters gittiğini farkediyorsun. Kapıda kalarak durumu çözmeye çalışıyorsun, birden biri seni vuruyor. Bu senin odan değil. Sanki dönüp gidecekmiş gibi, senin gözünü tutuyor. Bu bilinmeyen beden onu çıplak elleriyle yemeye başlıyor. Tam bir canavarın avına saldırması gibi saldırıyor. Ağzının bir yanından kan damlıyor ve onun berbat kokusu hasta etmeye yetiyor. Görmekten felç oluyorsun.
Bilinçsizce burnunu ve ağzını örtmeye başlıyorsun. Tesadüfen dirseğin girişin karşı tarafına çarpıyor. Sen donakalıyorsun. Bir şeylerin ters gittiğinin farkına vararak yemeyi bırakıyor. Sonra yukarıya bakıyor ve sesin kaynağını bulmaya çalışıyor. Seni bulana kadar odaya göz gezdiriyor.
Ayakların kendiliğinden hareket etmeye başlıyor ve dehşet içinde koşarak odadan uzaklaşıyorsun. O ise sessizce ayağa kalkıyor, kapıyı kilitliyor, oturmaktan vazgeçiyor, başka bir pizza dilimini yakalıyor ve yavaşca kendi kendine fısıldıyor: "Deli veganlar"