Merhaba bende kendi hikayemi anlatmak istiyorum. Ben daha 3 5 aylık bebekken babam annemin gözü önünde eve metres getirmiş sırf annemin canını yakmak için ve annemde buna katlanamayip kavga etmiş araya babaannem girmiş ve sen bir kölesin benim oğlum istediğini yapmakta özgür demiş ve babamı haklı çıkararak annemi babama dövdürmüş hemde o metresinin önünde. Sonra babam kışın ortasında dışarıda dizine kadar gelen kar varken annemi benimle birlikte beş kuruşsuz dışarıya atmış, annemin üzerinde sadece bir elbise ve ayağında bir terlik varmış, benide sadece bir battaniyeye sarmışlar. Soğuk dayanilamaz bir soğukmuş taksiye bile parası olmadığı için halamın evine yürüyerek gitmiş, bir saatte neredeyse donmuş halde halamın evine varmış. Ben 6 aylıkken bunlar boşanmışlar babam beni almak için uğraşmamış bile. Annem kendine yeni bir iş bulmuş çalışmaya başlamış ne kadar tek başına ayağa kalkmak zor olsa bile onlardan bir kuruş bile istememiş, bize yeni bir düzen kurmuş ve ben biraz büyüyünce yani 4 5 yaşlarimda çok iyi hatırlıyorum annemden babamı sordum annem once bi duraksadi ve sonra uzak bir yere gitdi dedi peki ne zaman gelecek, beni hiç gördümü ki babam dedim gözleri dolu bir şekilde evet gördü dedi, peki arkadaşlarımın babaları onlari çok sevdiği gibi benimde babam beni çook seviyorumdur dedim annem ağlayarak bana sarıldı ve seni baban çok seviyor seni kim sevmez ki diyerek ağlamıştı. Bunu duyunca çok mutlu olmuştum ama bir yandan da annemin niye bu kadar çok ağladığını anlamamıştım peki sen niye ağlıyorsun dediğimde hiç bir şey demeden "seni çok seviyorum ne olursa olsun beni bırakma dedi" yine anlamadan sadece sarılmıştım. Ertesi sabah annem beni bakıcıya bırakmaya giderken annemden "anne peki ne zaman babam gelecek" diye sormuştum, annem yine gözleri dolu bir şekilde yakında demişti, ve beni bakıcı teyzeye bırakıp işe gitti, ben bakıcı teyzeyi çok severdim çok iyi biriydi bana hep şeker çikolata verirdi, ben o günden sonra o şekerleri babama toplamaya başladım eğer unutup yediğimde bile hep yarısına geldiğinde babamı hatırlayıp babamda yesin çok güzelmiş diyerek ona saklardım, annem içinde ayiriyordum, annem bana sen ye kızım sen yediğinde ben yemiş gibi oluyorum derdi. O günü çok iyi hatırlıyorum annem beni almaya geç geldi o gelene kadar uyumadan beklemiştim, yine ağlamış üzgün görünüyordu. Aslında annem işe gitmemiş o babamın kapısına gitmiş benim için dayanamamış kadıncağız benim bu dört gözle babamı bekleyişim onu çok üzmüş ve gururunu benim için yerle bir ederek gitmiş o adama ağlayarak yalvarmış bir kere bile olsa gel kızını gör bağrına bas bizim için bile olmasa Allah rızası için demiş. Annem beni çok doğru terbiyeledi bana hep babanı sev o iyi bir adam diyerek hep öyle terbiye verdi. Beni hic bir zaman ona karşı doldurmayı düşünmedi, kin nefret intikam bana öyle şeyler öğretmedi aksine hep herkese her canlıya karşı şefkatli sevgi dolu olmayı Allahı sevmeyi ona inanmayı öğretti. Aradan bir ay gibi vakit geçdi benim babama sakladığım şekerleri karıncalar neredeyse bitirmişti, onu gördüğümde çok üzülmüştüm çok ağlamıştım annem bana o şekerlerin yerine yenisini bile aldı ama yinede çok üzgündüm. Annemde benim bu hallerime çok üzülüyordu. Öyle böyle zaman geçerken bir gün babam geldi ben öylesine mutlu olmuştum ki yani anlatmak zor o duyguyu, içimden sonunda Allah'm dileklerimi kabul ettin demiştim sarıldım yani çok garip bir duyguydu ilk kez babama sarıldım hiç bitmesin istedim o an hiç zaman geçmesin istedim ama ne yazık ki gece olunca yine annemle ben kaldım gitmesin diye çok ağladım ama bizi orada öylece bırakıp gitti. Yine çok bekledim gelmesini ama bir daha hiç gelmedi. Ben 7 yaşımdayken annem başka biriyle evlendi ilk başlarda iydi güzeldi öz babam gibi davranıyordu bana anneside öyle kendi torunu gibi seviyordu ama vakit geçtikçe bana üvey olduğumu hatırlattılar, yinede ben onlardan nefret etmiyordum onlarida anlıyorum yani üvey birini sevmek kolay değil. Aradan üç sene geçti benim bir erkek kardeşim oldu ilk kardeşim ilk ablalık duygusu kendimden on yaş küçük bir kardeşim var onu ölesiye çok seviyorum, canimdan bile vazgeçebilirim onun için, kardeşim bir yaşına girdikten sonra annem yurt dışına gitti, benim hayatımın en zor ve berbat günlerinden biriydi, çünkü ömrüm boyunca ilk defa annemden ayrılıyordum. Kaynanası yüzünden gitmek zorunda kaldı, hiç rahat nefes aldırmadı annemle bana. Ben tüm bunlardan kendimi sorumlu tutardım, belki ben olmasaydım annemin çok mutlu bir hayatı olurdu belkide hiç babamla boşanmazdılar diye. Hep gözyaşlarımı içime akıtarak ağlayan bir kız olarak büyüdüm kimseyi üzmemek için. Annem yurt dışına çıktıktan sonra benide anneannemin evine yolladılar, kardeşimden ayrılmak benim için çok zor oldu ilk göz bebeğimden ayrıldım sanki kalbimi yerinden söküp almışlar gibi hissediyordum kendimi bomboş bir hayatın içindeydim sadece bedenim yaşıyordu artık hiçbir acıyı hissetmiyordum. Sağ olsun anneannem bana çok iyi baktı annem babam dostum herşeyim oldu o benim, ama en küçük dayım da yengem ile birlikte anneannemlerde yaşıyorlardı, anneannem beni ne kadar çok sevse de küçük dayımla hiç anlaşamadık, o nedenle ben onların yanında üç sene yaşıya bildim. Beni öz dayımın bana üvey muamelesi yapmasına dayanamayan annem beni büyük dayımlara verdi. Ben o zaman 14 yaşındaydım dayımın 4 kızı var, dayımı öz babam gibi çok severdim onun gözlerinin içine bakardım, beni de öz kızları gibi sevsin diye herşeyi yapardım yani beni sevmiyor değil ama yinede o duygu eksikliğini hissediyordum. Halada dayımlarla birlikte yaşıyorum, bazen babam aklıma geldiğinde çoğ şey için onu suçluyorum belkide sadece ona karşı çok düşkün ve koca bir özlemim olduğu için hep onu suçlayarak ona olan sevgimi gizledim kendimi kandırdım. Belkide kapı dışarı etmeseydi benim çocukluğum ölmezdi belkide hiç üzüntü ayrılık ne bilmezdim ama maalesef ki ben bu dünyanın adaletiyle çok erken tanıştım. Hala bile ne zaman aynaya bakarak ağlarsam o küçücük beni, babasının bir kerecik kızım diyerek sarılması için senelerce bekleyen, o şekerleri ne kadar çok yemek istese bile babası için saklayıp sonrasında hayal kırıklığına uğrayan beni görüyorum. Aslında hiç nefret etmiyorum ondan, çünkü beni kendi başına dimdik dağ gibi arkamda duran ve doğru terbiye veren bir anne yetiştirdi, ama çocukluğumun en buyuk hayal kırıklığı babamı, şimdi karşıma çıkıp kızım beni affet dese, affede bilirmiyim bilmiyorum. Ben şu an 17 yaşındayım ne kadar büyüsemde çocuk gibiyim sokakta bir kedi gördüğümde bile onu sevgi sanıp düşünmeden kucağıma alıp ona sarılıp seninde mi ailen yok yavrum diye onunla dertleşe bilen bir insanım, kırılıp ağlaya bilirim, yine onu suçlarım. Ben aileme çok düşkün bir kızım annemin kardeşimin gözünde 1 damla yaş görürsem ben kendimden çıkarım, vaktinde babam beni annemi koruyamadi, ama ben ona benzemiyecegim ben ömrümün sonuna kadar kardeşimle annemi koruyacağım. Sizlere diyeceğim o ki çocuklarınızı kendi yanlışlarınızin yüzünden o alevde kavrulmasina izin vermeyin onlarda hiç unutamayacağı bir yara izi bırakmayın, çocuklarınızı çok sevin çünkü onların sizin sevginize desteğinize ihtiyacı var, yıllar sonra pişman olduğunuzda geç olabilir...
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim ❤️
### no choices found for poll!