+5 oy
1,533 gösterim
Gerçek Hikayeler kategorisinde (92,270 puan) tarafından

Şimdi arkadaşlar korku filmi ☠️yazma yarışması yapıcam. Yazdığımız hikayeleri buraya koyucaz sonra herkes bitirince kendi hikayemiz dışında başka hikayeler e oy vericez. Bütün oylar tamamlandığında kazana bir şiir yazıcam, resmini çizecem artık ne istersen hadi başlıyoruz✨

Yorumunuz

Fotoğraf yükle:

Önizleme:

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Üç artı iki = kaç eder? Rakamla yazınız
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.

12 Yorumlar

+5 oy
(92,270 puan) tarafından
Oy veriyonuz ama yazmıyonuz
(92,270 puan) tarafından
Hadi yazın               
+6 oy
(163,990 puan) tarafından
Ben yillardir hikaye yazmiyprum yağ yazarsam bok gibi olucaktir ama eger cok istiyorsan deneye bilirim
+5 oy
(92,270 puan) tarafından
Olsun yinede deneyelim
+5 oy
(92,270 puan) tarafından

Tam çayımı içecekken telefona mesaj geldi. 

-Merhaba. 
-Merhaba siz kimsiniz. 
-Yaptığının bedelini ödeyeceksiniz. 
-Ne yapmışımki? 
-Ali'yi öldürdün ya. 
-Siz bana şakamı yapmaya çalışıyorsunuz? 
-İnanmıyorsan pencereden bak. 
-Niye bakayımki. 
-Hadi çabuk ol. 
-Baktım. 
-Ne görüyosun. 
-2 ağaç. 
-Tam ortasına bak. Ne var. 
-1 çukur için de büyük çanta var. Sanırım içine çöp koyulmuş. 
-O çöp değil. 
-Ne pek? 
-Ali, parçalara ayrılmış halde. 
-Ne sen bi katilsin. Hemen polisi arayacağım. 
-Merak etme, çok yakınız zaten polis senin için gelecek. 
-Neden? 
-Mutfaktaki büyük bıçağa bak. 
-Olamaz! Kanla kaplı. Bu nasıl olur? 
-Senin cinayet silahın. 
-Neeee? 
Birden kapı gıcırdadı ve agzının 2 ucu tam kulağına değecek şekilde gülüyor ve uzun saçları iki tarafa savrulan korkunç biriydi. Tam O sırada çığlık atıp bayıldım............... 
Part iki yi yazıcam sonra. Çünki işlerim var. 
+6 oy
(1,223,860 puan) tarafından
Ben de katılabilirim belki aklıma hikaye gelirse
(92,270 puan) tarafından
Kafandan uydur korkunç bi şeyler
+6 oy
(163,990 puan) tarafından
tarafından düzenlendi

Aşırı şiddet ve rahatsız edici içerik içeriyor.


Lütfen dikkate alarak okumaya devam ediniz.

Bir soğuk Salı akşamı tarih 1680 cı yılları gösteriyordu.Kavurucu soğuk yüzünden herkes evine gitmek için acele ediyordu.O sırada sokağın bir kenarından durmuş kızları izleyen genç bir ressam göründü.Siyah paltosu uzun deri çekmeleri vardı.Etrafı gözleri ile taradı.O sırada hiç bir şeyden habersiz bir kız kendi ördüğü eşyaları (kiyafet hırka şapka gibi) ürünleri çabucak satıp evine gitmek istiyordu.Adam genç kıza yaklaşdı ve bütün eşyaları satın almak istediğini vurğuladı.Kız şok olsada bir şey diyemedi sonuçta evde onu bekleyen acımasız bir üvey annesi vardı ve para getirmezse eve alınmayıcağınıda biliyordu.Hemen eşyaların parası aldıktan sonra eve gitmek isterken adam onu durdurdu.

-Aceleniz mi var bayan? 

-Evet, hızlıca eve varmam gerek.

-Neden? Sizi kahve içmeye davet etmek istiyordum.Malum hava soğuk.Hem içiniz ısınır sonra eve gidersiniz.

-Ne diyiceğimi bilemiyorum.Evde beni üvey annem bekliyor.Çok geç gelirsem kıza bilir.

-Ahh bu üvey anneler benimde vardı ve çok zalim değil mi?

-Aslında.... evet eşyaları satmazsan eve gelme dedi.

-O yüzden eve acele ediyorsunuz?

-Evet ama havada soğuk hasta olmak istemiyorum.

-Aslında size bir iş teklif etmek isterim.Sizin gibi güzel bir bayanın bu soğukta eşya satmasına gönlüm el vermiyor.Ne derseniz?

-Teşekkür ederim ama gerek yok.

-Daha işin ne olduğunu bile söylemedim.Hadi ama beni kırmayın.

-Bilemiyorum.Peki ne işi teklif ediyorsunuz? 

-Sadece portrenizi çekmek istiyorum.Daha çok moda gibi düşünün.Kiyafet giyiceksiniz ve ben onu çekicem bu kadar.

-Tuhaf  böyle bir işin var olduğunu bilmiyordum.

-Evet ben özel müşterilerim için moda tavsiyeleri veriyorum ve örnek olarak sizin gibi bayanların portrelerini gösteriyorum.Gerçekten çok zenginler ve onlara servet harcaya bilirler.Düşünsenize çok paranız olursa üvey annenizden kurtulmuş olursunuz.

-Emin değilim ama.... düşünüceğim.

-O zaman yarın yine bu saate burada olucağım bana uğrayın.

-Tabiki, uğruyucam.

Kız eve geldi.Her zamanki gibi üvey annesi parayı alıp ona yemek bile vermeden odaya kilitledi.Kız tüm gece uyuyamadı.O genç adamı ona teklif ettiği iş ona çok cazib gelmişdi.Soğukta oturmuyucak,eşyaların alınması için gün boyu dua etmiyicek, evde aç karnına odaya kilitlenmiyicekti.Bu düşünce hep kafasında yankılandı.Sabaha yakın karar verdi.İşi kabul edicek hem rahat sıcak bir yerde oturucak hemde iyi para kazanıcaktı.Hatta bir para toplayıp bu evden bile kaça bilicekti.Özgür ve mutlu bir hayatı ola bilicekti.Bu hayallerle sabahın nasıl açıldığını bile anlamadı.


Kız yine örgüler yapıyor ve satmaya çalışıyordu.Bir an önce hava kararsın istiyordu.Ama zaman geçmiyor gibiydi.Soğukta elleri donmuşdu.Şimdi tek bir duası vardı.Akşamın bir an önce gelmesi.. Akşam geldi.Kız kocaman binanın en tepesindeki saate baktı ve sevinçle eşyalarını topladı.Hemen dün gittiyi kafeye yollandı.Adam söz verdiği gibi ordaydı.Kız heyecanını bastırmak için eşyaları çok sıkı tutmaya başladı.Genç onun bu haraketını göz ardı etmedi.Konuşmayı başlatan o oldu.

-Hoşgeldiniz bayan, nasılsınız? Sakıncası yoksa isminizi söyler misiniz? İsimle hitap etmeyi daha çok severim.Sizle konuşmak bana samimi his ettirmiyor.Sakıncası yoktur değil mi? 

-Hoşbuldum, iyiyim siz nasılsınız? hayır tabiki hiç bir sakıncası yok ismim Suzanna peki ya sizin ?

-İyiyim, teşekkür ederim.İsmim John.Memnun oldum.

-Bende 

-Anladığım kadarıyla iş teklifimi kabul ettiniz.

-Evet başka çarem yok 

-Çok güzel hiç zaman kaybetmeyelim ve benim evime geçelim

-Hemen şu an mı hayır olmaz ki.

-Neden olmaz Suzanna?

-Ailem kızar hem çok geç oldu eve gitmem gerek

-Üvey annenin seni odana kilitlemesini sabırsızlıkla beklediğini bilmiyordum

-Sen bunu nerden biliyorsun?

-Benimde bazı bağlantılarım var Suzanna ama bana kızma kiminle çalışıcağımı bilmeye hakkım var.

-Peki benim neden böyle bir hakkım yok?

-Böyle bir hakkın yok demedim.Hem zaten fırsatın olucak buna hadi gidelim uzatma





(163,990 puan) tarafından
Bunu yazmam 30 dakkami surdu ohaaağ sidjoekd
(92,270 puan) tarafından
Çok güzel olmuş. Korkulu yerini sonra yazacaksın galiba. 
(553,300 puan) tarafından
Çok iyi devemını merakla bekliyorum 
(163,990 puan) tarafından
Tabiki yazicagim 
+5 oy
(163,990 puan) tarafından
tarafından düzenlendi

Bir süre yerinden kıpırdamayan Suzanna artık John'u çok sinir etmişdi.Elini masaya dayadı ve konuşmaya başladı


-Peki o zaman bende seninle burda kalıcağım.Zamanım hala var.Ya gideriz ya otururuz.Gördüğün gibi ben sana her zaman seçim hakkı veriyorum.Tanışdığımız ilk günde bile verdim.Benden şübhelenmen ve ya rahatsız olman beni üzüyor Suzanna çok üzüyor.Keşke sana düşüncelerimi söyleye bilseydim ama bunun için çok erken.


Suzanna bir kedi sessizce onun dediklerini dinledi.Karar vermek zordu; bir tarafda aylardır görmediği hasta babası, diğer yandan harika bir iş fırsatı.Üstelik bu iş fırsatı herkese nasip olmazdı.


-Düşünsene Suzanna, babanın hastalığını sadece sokak eşya satarak tedavi ettire bilir misin? Hastane fiyatlarından haberin vardır umarım?


Suzanna bu duydukları karşısında şok oldu.John bütün bunları nasıl biliyordu?Hemde sadece bir gün içinde.


John'un bu sözleri kızı sarstı.Adam haklıydı.Tedavi masrafları çok yüksekti.Zaten babasını tedavi ettirdikten sonra tek başına burdan ayrılıcak.Yeni hayatı ve yeni fırsatları olucaktı.Mecbur kabul etmeliydi.Zaten sonsuza kadar onunla kalmıyıcaktı ki.


Anlaşıp malikaneye doğru yol aldılar.Yol çok uzundu.Kız hem yorulmuş hemde üşümüşdü.Aslında adam bunu fark etmişdi ama evine geri yolu bulamasın diye önemsemedi.Aklı sadece soğuktan kurtulmak olan kızın yol umrunda mıydı? 


Ev şehirden çok uzaktı.Issız bir yerdeydi.Kız bunu fark etmiyicek kadar aptal değildi.Ama sadece John'nun onu geri götürüceğini umuyordu bu yüzden içi birazda olsun sakindi.Kız dışardan evin içini göremediğini fark ettik.Aşırı karanlıktı ya da koyu bir perde asılı olmalıydı.



İçeri girdiler.Ev çok havalı görünüyordü, duvarlar tablolarla kaplıydı ve aşırı zengin bir ev olduğunu bariz vurguluyordu.Bazı odalar kilitliydi bu şübhe uyandırıcıydı,ama diğer yandan böyle zengin bir evde altın ve para gibi değerli eşyalar bulunuyordu ve onları güvende tutmak amaçlı odalar kilitli tutula bilirdi.


Devamini yazicam silinmesin diye kayediyorum




+4 oy
(163,990 puan) tarafından
Offf yaa az önce yazdigimi kaydetmedim ve silindi :// su siteye bazi yeni ozellikler gelsin yaa admin bunu okursan yazdigimiz degisiklikler otomatik olarak kaydedilsin lutfen yoksa yazdiklarimizi bosa gidiyor
(92,270 puan) tarafından
Tüm hikayeleri, yorumları bekletme özelliği olsaydı. Bende devamını şuan yazıyodum ama dikkatim dağıldı ve silindi. 
(354,730 puan) tarafından
Notlara yazsaydınız keşke
(92,270 puan) tarafından
Öyle değil buraya yazarken ben,, acaba hikayeme yorum yazıldımı? "Diye bakıyorum ve siliniyor
+5 oy
(92,270 puan) tarafından

PART 2...


Gözümü açtığımda hasatanedeydim. Dur, kapıdan biri geliyor... 

-Merhaba! Bir isteğiniz varmı? 

Bu hemşireydi ama yüz ifadesi değişikti. Sanki benden nefret ediyor gibiydi. 

-Bir bardak su alabilirmiyim? 

-Tamam. Hemen veriyorum. 

Ama cebinde benim telefonum var. Niye bana vermedilerki? Hemen farketmeden alayım. 

Şimdi telefonu aldım. Hemşire yi şüphelendirmeden gönderdim. Telefonumdan o adama sms gönderdim. 

-Noldu? Nerdesin şuan? 

-Hastanedeyim. Bilincimi kaybetmişim. Sözün yarım kalmıştı, hadi söyle! 

-Evet. O bıçakla Ali'yi sen öldürdün. 

-Ben niye böyle bişey yapayım?Hem o çok çirkin ve bana çıkma teklifi etmişti. 

-Hayır! Tam tersi. Ali yakışıklı biriydi ve sen ona çıkma teklifi etmişti. Hatırlamıyormusun: Önce onu evine davet ettin. Ama o kabul etmediği halde sen ısrar ettin ve o mecburen geldi. 

-Dur! Biraz hatırlamaya başladım. Lütfen sus! 

-Sonra sen önce onunla film izledin. Film bittikten sonra mutfaktan et bıçağını aldın ve önce boynunu kopardın. 

-Kes sesini! 

-Sonra bıçakla et doğrar gibi Ali'yi doğradın. Her yere kan bulaşmıştı. Sen bunu aldırmadın bile. Kesmeye devam ettin. 

-Lütfen sus yalvarıyorum! 

-Peki o zaman. Sonra anlatırım. Önce seni burdan çıkaralım. 

-Nasıl çıkaracaksın? 

-Şimdi sen kapıdan çık. 

-Ama orda nöbetçi hemşire var. Eğer çıkarsam daha kötü şeyler olabilir! 

-Sen rahat ol. Hemşire her zaman bu saatte çay içmeye gider. 

-Gerçekten yokmuş. Sen nerden biliyorsun? 

-Şuan hiç zamanı değil. Alt kata in. 

-İndim. Ama her yer çok karanlık. Bişey göremiyorum. 

-Çok karanlık mı? Çabuk ol hangi kattasın?

-Bilmiyorum. Sanırım bodrum katı. 

-Sanırım bodrum katı mı? Allah kahretsin! Hemen yukarı çık!... 


+3 oy
(92,270 puan) tarafından
Devamını sonra yazarım. 
+4 oy
(163,990 puan) tarafından
Benimkide kaldi ama ne uyduriyim bilmiyorum
(92,270 puan) tarafından
Yok gıcık değilimde, sende aynen aynur teyzeme benzedinde. Ama O sendende çok uyuyordu. Mesela akşam uyusa ertesi akşam kalkar. Babam ilk kez teyzem in bu halini gördüğü zaman anneme "ya bu kız hastamı ne? " diye sormuştu. 
(163,990 puan) tarafından
Gicik olmussun iste ixjdodk diyorsun ki iyi geceler demesin . Ee bu gicik olmak degil mi?
(92,270 puan) tarafından
Evet biraz olmuş olabilirim tabi. BİRAZ ÇIK
(163,990 puan) tarafından
Sasirdim yaağ :O tamamğ
(92,270 puan) tarafından
Ama sadece iyi geceler deme ne uyumana değil
+5 oy
(92,270 puan) tarafından

PART 3...

-Ne oldu? Ne var ki burda? 

-Çık hadi! Sonra söylerim! 

-Aaa. Burda insanlar var. Beyaz tenli ve beyaz kıyafet giydirmişler. Ve bundan nerdeyse yüz tane. 

-Hadi çık! Sakın bişey yapma sadece çık! 

-Benim önüme eğiliyorlar. Sanki patronu gibiyim. Elleriyle bişey anlatmak istiyorlar. Anladım kapıyı açmamı istiyorlar. 

-Sakın açma! Sana bişey olabilir! Yukarı çık! 

-Açarsam ne olur? Bunlar zararsızlar. Diz çökerek yalvarıyorlar bana. 

-Açmaaaa! 

-Dur bir nefes alıyım. 

-Noldu açtınmı kapıları? 

-Açmadım. 

-Ohh. Peki noldu? 

-Tam kapıyı açıcakken çığlık attılar. Kapıyı kıracaktılar. Eğer açsaydım üstüme atlayacaklardı. Şimdi bana söyle, onlar kimdi ve niye böyle yapıyorlar? 

-Onlar hastalar. 

-Peki doktorlar tedavi edemedilermi? 

-Hayır tam tersine tedavi edilebilir. 

-O zaman niye iyileştirmediler? 

-Bu ülkenin başkanı ve insanları kandırıyorlar. Sadece sen ve ben kaldık. Diğerleri başka ülkenin insanlarına yalan söylüyorlar. 

-Ama bu çok kötü. Şimdi nerde kaldık? Yukarıya çıktım. Birinci kat. 

-Bak orda ne yazıyor. 

-Dr. Emir türkoğlu. Aaa, bu benim doktorum...


PART 4 bir daha ki sefere. 




7,704 Hikayeler

28,134 Yorum

23,970 Alt Yorum

19,517 kullanıcı

49 Online Users
0 Member 49 Guest
Today Visits : 10951
Yesterday Visits : 12846
Total Visits : 29135084
...