Her şey Mark ve Michael'in lanetli bir eve taşınması ile başlar.
Mark ve Michael büyük bir eve taşınırlar. Ev çok eski ve ürkütücüydü. Michael bir az korkar ve Mark'a "bu ev korkunç kendi evimize dönelim"
Mark "bu sadece sıradan bir ev"
Michael "ama filmlerde böyle evler lanetli olur"
Mark "saçmalamayı kes"
Onlar odalarına yerleşirler. Mark burda mutluydu ama Michael çok endişeleniyordu.
Ama endişelenmekte haklıydı. Bu ev lanetliydi. Michael Mark'a her zaman "hadi gidelim burdan" derdi ama Mark Michael'e "fazla film seyrediyorsun" derdi. Ama Mark her gece uyurken korkunç yaratıklar tarafından izlendiğini bilmiyordu. Michael de izlendiğini hissedince korkudan uyuyamıyordu.
Ve bir gece Michael uyurken sesler duydu ve uyandı. Bu ses şöyle diyordu: "smile" yani "gülümse". Bu zaman hayaletler Michael'e saldırdı. Ve Michael kanlar içinde yatdı.
Yarın Mark "bu gece çok rahat uyudum Michael ya sen rahat uyudun mu?"
Mark Michael'in odasına gidince şok oldu: Michael kanlar içine yatıyordu. Ağzı yanaklarına kadar kesilmişti ve kandı. Mark "o-olamaz!" deyip polisi aradı. Polisler geldiğinde hiç birşey yoktu. Ne kanlar içinde bir oda, ne de ağzı kesilmiş bir ölü. Polisler Mark'a "hayal görmüşsün" deyip gittiler. Mark ne kadar ısrar etse de "iyide arkadaşım Michael ölmüştü, her yer kandı Michael ölmediyse nerede o?!"
O gün Mark yemek yiyemedi, hiç bir şey yapmadan oturuyordu. Gece de uyuyamadı. Ama korkunç sesler geliyordu. Sesler durmadan "smile" diyordu. Mark çabuk polisi aradı. Polisler de yola çıktılar. Mark beklemeye başladı. Ve birden gördü ki, her yana kanla "smile" yazmış, her yan kan ve duvara kanlarla gülümseyen bir yüz çizilmiş ve çok korkunç. Bu sefer sesler durmadan "smile" diyordu. Mark korktu. Tekrardan polisi aradı ve polislerin 10 dakikada orada olacağını öğrendi. Ama Mark'ın o kadar zamanı yoktu. Hayaletler ise Mark'ın etrafında dolanıyordular...
Nihayet polisler yetişti. Polisler ne gördüklerine şaşırdılar: evde hiç bir şey yoktu. Üzerine "smile" yazan kağıttan başka...